24 Aralık 2014 Çarşamba

Blogumda Kırılma Noktası

 Uzun zamandır yazmıyordum artık yavaş yavaş geri dönüş yapmaya başlıyorum. Alaz'ın yaramazlıklarını bahane etmeyip daha programlı bir şekilde pek çok şeye vakit ayırmaya karar verdim. 

 Bunların başında tabi ki çok sevdiğim bloguma vakit ayırmak geliyor. Son dönemlerde her ne kadar modayı çok sevsem de, sadece moda üzerinde yazı yazmaya çalışmak beni epey bir kısıtlamaya başlamıştı. Bu durumda blogda kısır döngüye neden olup daha ruhsuz postlar yazmama neden oluyordu. 

 Hâl böyle olunca blog yazmak keyif yerine kabusa dönmeye başlamıştı. Zaten son bir kaç aydır bu ruh hali nedeniyle moda üzerine yazmamaya başlamıştım. Sonuçta biz kadınız ve birden fazla renkleri bünyemizde barındırıyoruz. Neden engel olalım ki?



 Bir şeyi iyi yapmak istiyorsak gerçekten o işten keyif almamız şart. Yazılarımı keyifle yazdıkça, sizler daha keyifle dönüyorsunuz ve bu çok mutluluk verici. Sonuçta burası benim iş yerim değil veya her ay sabit bir maaş almıyorum. O yüzden neden kendimi bu kadar kısıtladığımı anlam veremiyorum ki zaten günlük hayat yeteri kadar kısıtlayıcı.
 
O yüzden blogu revizyondan geçirip, yeni bir anlayış ile tekrar "Merhaba" diyorum.:)

 Artık her telden yazılar olacak. Dikiş, moda, hobi, kitap, sanat, sosyal problemler, annelik, kadın olmak, diyet vs. yine herşey olacak. Ama daha samimi, daha içi dolu ve daha yoruma açık. 

 Bu platformu ve sizlerle vakit geçirmeyi seven biri olarak,

 Nerede Kalmıştık???

 

 

 

22 Aralık 2014 Pazartesi

Ev İçi Yaşam Alanında Darbe ve Sonrasında Revizyon

 Evet biraz ürkütücü bir başlık attığımın farkındayım ama iki haftadır ruh halim bu başlık gibiydi. Neden mi?

 Efendim, Alaz'ın büyümesi ıvır zıvır ve oyuncaklarının artması, bunun yanı sıra artık beşiğinde yatmak istememesi, ayrıca dergiler, dikiş makinesi ekipmanlarının, kumaşların, ayakkabı ve giysilerin gün geçtikçe çoğalması evde yaşam alanımızı daraltmaya başlamıştı.

 Hâl böyle olunca etraf çabuk dağılmaya, dolaplar tıka basa doldurulmaya ve sürekli bir yerleri değiştirerek kendimize yaşam alanı açmaya çalışıyorduk. Tabi ki bu tarz olaylar gün içersinde daha çok yorulmama ve hiçbir şeye verimli vakit ayıramamaya neden oldu.

 Peki, Sonra Ne Mi Oldu ???

 Tabir-i Caizse "Bana Geldiler."


 Bu işin kesin çözümü, bütün evde ki eşyaları gözden geçirmekle hallolacağına kanat getirdik. Pinterest ve çesitli bloglardan, ev organizesi hakkında yeterli araştırma yaptıktan sonra işe koyulduk.

 İlk başta Alaz'ın dolabını değiştirip daha kullanışlı bir dolap aldık. Beşiğini iptal ettik ve normal bir yatak koyduk. Oyuncak ve ıvır zıvırları için taşınabilir ve temizlenebilir sepetler aldık.

 Ayakkabı ve montlarımız için de evde bir işe yaramayan portmantoyu değiştirip kapsamlı bir dolap koyduk.

 Sıra geldi "detoks" olayına.

 Giymediğimiz ne kadar kıyafet varsa tek tek baktık. Bir kısmını ihtiyaç sahibine verdik bir kısmını attık. Aynı işlemi ayakkabı, dergi, kutu, oyuncak, ilaçlar vs.  içinde yaptık.

 Küçük organizer kutular, dolap ve ayakkabı düzenleyicileri, pratik raf üniteleri, çeşitli ebatlarda kutular ve askılar kullanarak da evde baya bir yer açtık. Sonuç mükemmel.

 İki haftanın sonunda rahat ve pratik bir ev düzeni oldu.


 Ama bu kadar yorulup emek harcamak ne yazık ki beni mutlu etmedi. Biz ki tasarrufu görerek ve bilerek büyümüş bir toplumuz ne zaman bu kadar israfçı ve tüketim delisi olduk bilmiyorum. Aldıklarıma ve giymeyip verdiğim kıyafetlere bakınca resmen kendimden utandım. Resmen birşeylerin kölesi olduğumuzu düşünmeye başladım.

 Artık gerçekten ihtiyaç için mi alışveriş yapıyoruz.

 Madem popüler kültür yüzündense, ve popüler kültürün dilinden cevap vereceksem eğer. Neden "Amelie" gibi ufak şeyler ile mutlu olmak yerine tüketim canavarı "Carrie Bradshaw" gibi oluyoruz veya olmaya çalışıyoruz.





                                Neden Hep Daha Fazlası ???









13 Aralık 2014 Cumartesi

Blog Keşif Etkinliği

 Merhabalar

 Benim de çok sevdiğim ve faydalı bulduğum, Blog Keşif Etkinliği'ni bu kez sevgili blogger Sevdican gerçekleştiriyor.

 Ben büyük bir keyifle katıldım ve sizleri de bekliyorum. 

 Buradan ulaşabilirsiniz.

 Sevgiler.:)



 

9 Aralık 2014 Salı

Silverline ve Yağız İzgül ile "Hikayesi Tadında Yemekler"

Bugüne kadar teknolojik, fonksiyonel, şık ve çevreci ürünler ile mutfaklarımıza ulaşan Silverline, şimdi de “Hikayesi Tadında Yemekler" ile yine bizlerle.  

Bir boomads advertorial içeriğidir.

4 Aralık 2014 Perşembe

Alaz 2 yaşında

 Geçen hafta Alaz'ın doğum günüydü ve ne zaman iki yaşına geldi anlamak mümkün değil. Doğum günü için kızıma tütü giydirip, hello kitty'li bir pasta ayarlayıp, etrafı cicili bicili süslerle süsleme niyetim vardı.

 Ama ne yazık ki Alaz'ın bu konulara pek de hazır olmadığını anladım. Ilk deneme amaçlı tütü giydirdiğimde saatlerce ağladı, pastayı hiç sevmiyor ve doğum günü süsleri onun için hiç ama hiç anlam ifade etmiyor. Hâl böyle olunca onun mutlu olması önceliğimiz oldu ve bu tarz fikirleri biraz daha büyüdüğünde kendisi isterse yapmaya karar verdik.


1 Aralık 2014 Pazartesi

Aralık

 Kara kış yüzünü göstermeye başladı. Ağaçlar yapraklarını çoktan döktü, sert rüzgarlar hissediliyor, gündüz kendini geceye teslim ediyor ve bizler yine zamanın ne kadar çabuk geçtiğini düşünüp hayıflanmaya başlıyoruz.