19 Şubat 2015 Perşembe

Kara Kış Kara Haberler

 Evet bu aralar içimden ne dikiş, ne hobi ne de başka bir konu postlamak gelmiyor. Kadın olmanın bu kadar zor olduğu bir dünya da bir de böyle üzücü haberler duymak daha da sarsıcı oluyor ne yazık ki.

 Aslında şu anda hiç düşünmeden başladım bu satırları yazmaya. Tecavüz, taciz, dayak...

 Ama kadın suçlu değil mi yine?

 Sizin gibi ürolojik bölgesiyle akıl yürütmeye çalışanlara göre;

 " Tatmin etmeyeceksen, tahrik etme."

" Erkek adam yapar. "

" Kadın dekolte giyiyorsa tecavüzü haketmiştir."



 Ne yapsa, ne etse kadın suçlu. Çünkü adı üstünde kadın...
 Biliyoruz ki dünyada sizin gibi düşünmeyen hemcinleriniz de var. Öyle ya da böyle adalet yerini bulacaktır bir gün.

kimi der ki kadın..
yeşil bir harman yerinde..
dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir..
kimi der ki ayalimdir,
boynumda taşıdığım vebalimdir..
kimi der ki hamur yoğuran..
kimi der ki çocuk doğuran..
ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal.
o benim kollarım, bacaklarım, başımdır..
yavrum, annem, karım, kızkardeşim,
hayat arkadaşımdır..

Nazım Hikmet Ran





15 Şubat 2015 Pazar

#Özgecan Aslan



                          Unutmayalım, unutturmayalım...

4 Şubat 2015 Çarşamba

Bohem Hırka ve Kış Rüzgarları / Diktim, Giydim


 Epey bir zaman olmuş böyle post yapmayalı. Bu arada ben, kilo aldım verdim sonra bir daha kilo aldım vs. derken artık kendimi kontrol altına almaya karar verdim. Yoksa bidondan hallice olma yolunda hızla ilerlemeye başlamıştım. :)

 Herneyse, bir önceki posttaki hırkanın duruşu bu şekilde. "Haa ben o şekil giyinirim ,bayan şu şekil giyinir, şu şekil giyinir" (son bir kaç aydır en çok izlediğim vine fenomeni itiraf ediyorum.):)

 Kumaş kısa olduğu için dergideki modelden kısa olduğunu söylemiştim. Ama yine de rahat ve bol bir model oluşundan dolayı epey bir sevdim diyebilirim.



2 Şubat 2015 Pazartesi

Boho Çuval Hırka /Dikiş Denemeleri

 En sonunda dikiş dikmek için kaybettiğim enerjimi sonunda bulabildim. Bu aralar bohem chic olayına takılmış durumdayım. Pinterest'te en çok baktığım stillerin başında boho tarz geliyor.

 İster boho, bohem, isterseniz de gypsy, çingene modası deyin. Farketmez. :) Benim gözümde "Ammaan kaç günlük dünya boşver, salla gitsin, kasmaya gerek yok, ko.... terbiyemizi bozmayalım bize yakışmaz şöyle diyelim koy yoluna rahvan gitsin:) " modası.

 Bugünlerde ruh halim sanırsam bu yönde ilerliyor ki bunu hobilerime de yansıtmaya başladım. 

 Bu modeli Kasım 2014 Burda dergisinden kalıp çıkararak yaptım. Benim kumaş biraz kısa kalınca ölçüleri kalıptan biraz daha daraltmak zorunda kaldım. Kumaş olarak da parça örme lacivert triko kumaş kullandım. 



Hırka sade olunca biraz daha renklendirmeye karar verdim. Neon renkli yün ve kanaviçe ignesiyle basit yoldan aztek motifleri dikmeye çalıştım. Kumaş esnek ve yün kalın olunca jilet gibi işleme yapmak mümkün olmadı ne yazık ki.


Ama yine de hayal ettiğime yakın bir hırka yapmış oldum.


Dergideki modelin asıl fotoğrafı da burada. Çuval hırka diye geçiyor. Sevgiler. :)


Not: Fotoğraf makinesinden ilgili fotoğrafları aktarınca nasıl durduğunu da postlayacağım.

28 Ocak 2015 Çarşamba

Patron Yarışması / Bize Her Yer Tasarım

 Gün geçmiyor ki moda dünyasının velinimetlerinden faydalınılıp yeni bir yarışma programı çıkmasın. Ey maşallah memlekette herkes ya stayııl ikonu, ya dizaaaynır ya da stil direktörü. Hah tam da bu furya alıp başını devam ederken "Project Runway" uyarlaması bir yarışma programı da ekranlarda arz-ı endam etmeye başladı.

                 




 Kızçem geç yatınca, üzerine dört fincan filtre kahve içip, okuduğum kitaptan ötürü gözler şaşı bakmaya başlayınca vampir edasıyla evde dolanmaya başladım. Ne yapayım ne edeyim derken açtım beyazcamı, aldım elime on numara şişleri ve yayıldım salondaki üçlü koltuğa.

 Bir de ne göreyim "Patron" adında bir yarışma programı başlamış. Programı izlemeye başlayınca sevinmem ile üzülmem bir oldu.



 Hah dedim öyle ya da böyle yaratıcılığın ön planda olacağı bir yarışma programı. Zaten "Project Runway" programını seviyorum. Türk işi versiyonunu da severim artık diye düşündüm.

 Ama dakka 1, gol 1 bizim gudubet tipi televizyonculuk anlayışımız her zamanki gibi beni şaşırtmadı.15 yaşında "ben bu hayatta yaşayacağım herşeyi yaşadım, hayatın anlamını çözdüm" diye konuşan ergen misali tasarımcı olan arkadaşlar başladılar konuşmaya ki tutabilene aşk olsun, meşk olsun.

 Ben aslan burcuyum modanın kralıyım , yok ben 14 yaşından beri moda tasarımı yapıyorum, kitabını yazarım...,varsa şekliniz buyrun bekleriz, yaklaşma toz olursun geçme pişman olursun, aşk cekenin yol gidenin, kabahat sende değil seni sevende, Nabeeeer...:)



 Evet mevzu yavaş yavaş Çiçek Abbas ve Şakir atışmasına bağlanıyordu ki, devreye evde giymediği kıyafetleri getirip bu konuda afra tafra yapan afilli bayanlara juride eklenince yarışma programı oldu sana Cennet Mahallesi.

 Ya arkaďaşım iyi atıp tutyorsun da, lastiği kumaşa silikonluyorsun, ayakkabı ve çantaya zincir takıp tasarım yaptıgını zannedip bir de ben bunu zaman çok kısa olduğu için yaptım diyip kılıf uyduruyorsun.Ne diyeyim Allah silikon tabancasını yapandan razı olsun. Arkadaşım sen nerde yaşıyorsun? Düğüne 5 dakika kala eteği yırtılan sökülen bayanların elbiselerini el becerisi ve çabukluğu ile düzeltip düğüne yetiştiren teyzeler var bu memlekette.



 Hiç mi defilelerde sıkıntı olmuyor, bu işe tecrubesi olan insanlar daha çıkmadan kıyafetleri kulisde onarıp defilede sunuyor farkına bile varmıyoruz.



 Ama sen bir kendin yap projesi gerçekleştirip tasarım yaptığını zannediyorsun.

 Ne demişler, her sakallı deden olmadığı gibi, her tasarımcı da Coco Chanel olmuyor.


 Ama biz milletçe seviyoruz böbürlenmeyi. Hele böyle magazin değeri yüksek konularda herkesin fikri var. Alt tarafı bir yarışma programı demeyip yarışmacısından, jurisine kadar herkes kendini dev aynasında görüyor. O da yetmezmiş gibi laf sokmayı, hır çıkarmayı, ayar vermeyi meziyet zannediyor.

 Hâl böyle olunca Tv yapımcılarının da işine geliyor ki, bizim bu zaaflarımızdan kaynaklı eğlence anlayışımızdan milyonlar kazanıyorlar.


 Ben mi tasarımcı değilim, sadece sıradan bir televizyon izleyicisiyim.







Kibir ve inat
Bir insanın önce kendini mükemmel görmesini
sonra sonunu oluşturur.

      Tolstoy

21 Ocak 2015 Çarşamba

Mimlenmişim Ya Ben!

 Sevgili Sulti's tarafından mimlendim. Kendisine çok teşekkür ediyorum ve soruları cevaplıyorum.

1- 2014 Yılını nasıl tarif edersin?
Alaz'ın bebeklik dönemini yavaş yavaş atlattığını gördüğümüz bir dönem oldu.Bu yüzden bol koşturmacalı ve yorucu bir yıldı esasen.. Ama yine de kötü değildi. Sağlığımız ve keyfimizin yerindeydi.

2- Uzun zamandır yapmadığın ve tekrar başladığın neydi?
Spor yapmak. Niye bu kadar ara verdim ki.

3- Hayatında ilk kez yaptığın neydi?
Dikiş dikmek ve öğrenmeye çalışmak. Cok keyifli.

4- Kilo aldın mı/verdin mi?
Kilo hem verdim, hem aldım. Tekrar diyetteyim.

5- Saçlarını uzattın mı/kısalttın mı?
Hiçbir değişiklik yok.

6- Kozmetik ve bakım için daha çok mu yoksa daha az mı para harcadın?
Biraz harcadım. Bitenleri yeniledim.

7- En fazla gelen cep telefonu faturan?
Faturam sabit.

8- Yaptığın tatil?
Önce Kaş, sonra Sorgun'da tatil yaptık. Sorgun otel tatiliydi. Cocuktan dolayı pek gezelim görelim tatili yapamadık. Hatta bir kaç tane plan iptal oldu.

9- Çok alkol içtiğin oldu mu?
Yılın bir bölümü emzirme dönemindeydim o yüzden çok az ictim. Zaten alkolle pek aram iyi degildir normalde de.

10- Telefonla en çok görüştüğün kişi?
Eşim sonrasında annem.

11- En güzel anılarından bir tanesi?
Alaz'ın deniz ve havuz olayları eglenceli ve güzeldi.

12- Zamanını en çok kiminle geçirdin?
Eşim ve kızımla

13- En çok dinlediğin şarkı?
  Pink Floyd son albüm.

14- Aklında en çok kalan kitap?
Buz ve Atesin Sarkisi (Taht Oyunları)
Hala okuyorum.

15- En beğendiğin dizi?
Game of Thrones, House of Cards, Breaking Bad.

16- 2014'te çıkardığın ders?
 Pozitif ve sabirli olmanın guzel bir sey oldugu. Evhamlanmak ve şikayet etmekle hicbir şey elde edilemeyeceği.

17-Güzel olay?
Ailemle gecirdigim her an güzel.

18- Berbat olay?
Haberleri izlemek yetiyor bu konuda. Eleyemiyorum bile.

19- Kendini başarılı hissettiğin olay?
Nedense yemek yapma konusunda kendimi başarılı bulmaya başladım bu sene.

20- İmkanın olsa 2014 yılını yeniden yaşamak ister miydin?
Hayir çunku her yasin ve her yılın kendine özel anları var.

21- 2015 hakkında ilk düşündüğün ve hissettiğin?
 Saglık tabiki. Daha önemli ne var ki.

Sevgili Blogger Arkadaşlarım
Nilgün Aydın

Kreatif Başkan 'ı mimlemeye karar verdim. 



Saygılar efenim.:)