7 Ocak 2015 Çarşamba

Bir Zamanlar Moda Yazarı İken Ben ( Dikkat! Bir Özeleştiri Yazısı :))

 Kendimi eleştiri yağmuruna tutacağım bir yazı olacak efendim. Önce şöyle rahat bir koltuğa oturun. Yayılın yayılın iyice. Hah oldu. Hazırız sanırım. Başlıyorum.

 Efendim, modayı, tasarımları, elbiseleri, kumaşları, ayakkabıları ve incik boncuk şeyleri çok severim. Hem takip ederim, hem amatörce dikmeyi severim, hem de giymeyi. Moda benim için tabir-i caizse meditasyon kaynağım.( Çok afilli bir cümle kurdum. Ehe)


 Hâl böyle olunca dedim ki kendi kendime, içimde biriken bu moda coşkusunu bir şekilde aktarmam lazım. Ne mi yaptım ? Tabi ki akabinde blog açtım. Başlarda bir hevesliyim hevesliyim. Yazıyorum siliyorum, havalı olsun diye araya artistik kelimeler sıkıştırıyorum. Sonuçta racon bu. Öyle dümdüz yazamıyorsun. Modayı baştan yaratıyorum zannediyorum o derece.



 Bir cümleler kuruyorum, bir kelimeler yazıyorum. Sanırsın ki Vogue Paris'in moda yazarıyım. Hatta ismim Burçin degil Brotchina. Görende yazılarımı çok klas minimalist bir ofiste veya uçakta business koltuğunda en şık kıyafetlerimle, en yüksek topuklularımla, Prada gözlüklerimi takarak yazıyor sanır. Nerdee. Evde ya çocuğu uyuturken, ya yemeğin pişmesini beklerken ya da gece uyku tutmayınca mutfakta pijama ile süt içerken yazıyordum. Ama bir havalar, bir ukalıklar bende. Ey maşallah.

 Sonra ne mi oldu?

 Benim havam bir balon gibi söndü. Tısss. İçimde coşku kalmadı. Trendler, moda ve stil hakkında yazmaya başladığımda zevk almamaya başladım. Hatta eşimin bile dikkatini çekmişti. "Yazmıyorsun, geçiştiriyorsun artık." demişti. Evet geçiştiriyordum. Çünkü artık keyif almıyordum.



 Peki neden keyif almıyordum? Ben modayı çok seviyordum.

 Çünkü efendim,  yazmış olmak için yazıyordum.Samimi değildi yazdıklarım. Kalıplaşmış fiyakalı moda terimler kullanıyordum. Kendi fikirlerimi yazmak yerine haber yazıyordum sadece. Ve sonra dedim ki "Ne yapıyorum ben???"



 Ve gerisini biliyorsunuz zaten. :)

 Bu arada eski moda yazılarımı silmedim. Bakabilirsiniz. İbret olsun diye de silmeyeceğim. İnkar etmektense kabul etmek daha huzur verici.


 Artık havalı değilim.Varsın olmayayım. Evde yanımda konuşmayı yeni yeni sökmeye çalışan bir kız çocuğuna laf yetiştirerek yazıyorum yazılarımı. Evet pijama veya rahat pamuklu ev kıyafeti giyerek yazmaya devam ediyorum. Hatta yazımı bitireyim, akşam yemeğini pişirmeye mutfağa gideceğim.

Ben buyum.
Ve böyle olmayı seviyorum.
Ve Modayı da sevmekten vazgeçmeyeceğim.

Sevgiler:)



12 yorum:

  1. ne kadar tatlı olmuş eleştirin. o gaz hepimizde oluyor ama sen maşallah söndürmüşsün patlatmamışsın ki eferim sanaaa <3<3<3 çok güzel bir yazıydı bu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa begendiginize sevindim gercekten. Ne yalan söyleyim beklemiyordum. Tesekkurler. Sevgiler :)

      Sil
  2. Canım üzülme yanlız değilsin.Bir işimiz bu değilki ayrıca .Ev hanımıyız,Çalışanız en önemlisi de anneyiz..Bir de blogger ahh:))

    YanıtlaSil
  3. Gerçekten öz eleştiriniz çok güzel olmuş. Önemli olan fiyakalı cumleler kurmak değil zaten size mutlu hissettiren cümleler kurmaktır. Çoğu insanda böyle şeyler oluyor malesef{ben de dahil} iyi geceler =))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cok tesekkurler. Bunun farkinda olmak da cok onemli bence. :)

      Sil
  4. Evet bazen herşey değişiyor. Bende bunu yaşıyorum bu aralar. Çok değerverdiğim şeyler bir ara yokolmasada silikleşiyor. Yada bir zaman uzak kaldığım şeyler çok değerli oluyor. Bunu koşullarmı yoksa biz mi yapıyoruz bilmiyorum. Ama demek ki böyle olması gerekiyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonucta insaniz ve cabuk sıkılıyoruz sanırım. Sonrada alışkanlıklarımızı arıyoruz. Yaradilisimizda memnuniyetsizlik var sanirim :)

      Sil
  5. canım hobi amaçlı başlayan herkesin aynı şeyleri yaşadığını düşünüyorum bende. Bizim amacımız kendimizi mutlu etmek insanlara birşeyler iletebilmek.Sadece bu işten takipçi sayısını artırıp davetlere katılmayı, boy boy parti fotoları yayınlamayı,sponsor bulmayı ,çeşitli hediyeler elde etmeyi amaçlayanlar durumun dışında bence :)

    YanıtlaSil
  6. Sanirim bir cogumuz bu gel gitleri yasiyoruz.
    Samimiyet ve mesafeyi iyi ayarlamak gerekiyor sanirim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle. Cok ince bir cizgi ama bence ayarlanabilir. Sevgiler:)

      Sil