29 Nisan 2015 Çarşamba

Peynir, Ekmek, Tamek, Kahvaltım tamam demek!

Türkiye’nin ilk kahvaltı konseptli meyve suyu "Kahvaltım" ailesine 3 gurme lezzet kazandıran Tamek; A, C ve E vitaminlerini içeren yeni lezzetleriyle, güne iyi başlamak isteyenlerin kahvaltı sofralarında harikalar yaratıyor. 

Günün en önemli öğünü olan kahvaltıya özel hazırladığı meyve suları ile sofraların vazgeçilmezi olan Tamek Kahvaltım, içerdiği birbirinden besleyici meyvelerle güne zinde bir başlangıç yaptırıyor.

BOL MEYVELİ BOL VİTAMİNLİ 

Vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve enerjiyi, gurme lezzetleri ile sunan Tamek Kahvaltım ailesi, özellikle çocuklar için kahvaltıyı daha da eğlenceli hale getiriyor ve ailelerin kahvaltı masalarında çok sevilen bir içecek olmaya devam ediyor.

Enfes tatları ve birbirinden özel faydaları ile kahvaltının gözdeleri şöyle:

Kahvaltım 7 Meyve 7 Vitamin: Portakal, şeftali, elma, mandalina, limon, ananas ve greyfurt içeren 7 Meyve;  A, C, E, B3, B5, B6, B9  vitaminleri içeren 7 vitamin ile güne zinde bir başlangıç yapacaksınız .

Kahvaltım Portakal, Havuç, Limon: Cildinize tazelik ile canlılık kazandıran, kalbinizi ve gözlerinizi güçlendiren havuç, sindiriminizi kolaylaştıran limon ve yorgunluğunuzu alıp size enerji kazandıran portakalın eşsiz buluşması Tamek Kahvaltım Portakal-Havuç-Limon'da A, C ve E vitaminlerini bir arada bulabilirsiniz.

Kahvaltım Kan Portakalı Nar: Doğal antioksidan kan portakalı ve doğal antibiyotik nardan oluşan Kahvaltım Kan Portakalı Nar Meyveli içecek  A,C,E vitaminleri ile zenginleştirilmiş olup, kahvaltılarınıza keyif katacak.

Tamek "Kahvaltım" 7 meyveli, 7 vitaminli. Üç çeşidiyle şimdi çok daha lezzetli!

 

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

15 Nisan 2015 Çarşamba

Küçülen Kıyafetlere Öneri

 Alaz'dan sonunda tabletimi kurtarıp, hazırladığım postu yazacak vakit bulabildim.

 Pek çok annenin yaşadığı gibi ben de Alaz'ın çabucak küçülen kıyafetleri ile ne yapacağımı bilmediğim dönemlerden geçiyorum. Kâh kimisini veriyorum, kâh kimisini saklıyorum ama yine de farklı çözümler arayışım devam ediyor.

 Havalar ısınmaya başladı ve yeni kıyafetler almadan önce Alaz'ın küçülen kıyafetlerini nasıl değerlendiririm diye düşünmeye başladım.

 İlk olarak Alaz'in küçülen pijamalarını kısaltarak şort haline getirdim. Belleri lastikli olduğu için epey bir müddet şort olarak giyebilir diye düşündüm. Ölçü olarak kızımın var olan şortlarından baz alarak biçtim. Kumaş penye olunca çift iğne kullanmak gerekti. Evdeki şerit ve kurdeleler ile de basitçe süsledim.



 İkinci olarak da, kestiğim paçaları birleştirerek bir elbise üstü oluşturdum. Tabi bu işi yaparken de Alaz'ın penye tshirtlerinden yola çıkarak ölçü aldım.

 Ardından evde fazladan şifon kumaşım vardı. Onu kat kat yaparak penye üstün, altına diktim. Dikmeden önce kat kat yaptıktan sonra makinede büzerek katları birleştirip, penye üste çift iğne yardımıyla diktim. Yine evdeki ponpon şerit ve deneme amaçlı yaptığım crochet ile süslemeyi bitirdim. Kol askılarına da yine artan penye kumaşları kullandım.




 Her ne kadar öyle çok bir başarı gerektiren kıyafetler olmasa da, doğaçlama yaparak hem Alaz'ın kıyafetlerini hem de artan kumaş ve süsleri değerlendirmiş oldum.



20 Mart 2015 Cuma

Sana 63. yılında 60 otomobil hediye ediyor!

Türk mutfağının vazgeçilmez lezzeti ve geleneksel markaları arasında yer alan Sana, 2015’e “tam gaz” girdi! 23 Nisan’a dek Sana alan 60 şanslı, çekilişle tam 60 adet Hyundai i10’dan birinin sahibi oluyor!

63. yılında sevenlerinin otomobil hayallerini gerçeğe kavuşturan Sana "60 Hyundai i10’dan #BiriYakışırSANA" diyerek Sana alan herkese Hyundai i10 kazanma şansı sunuyor. Sana paket ve kaselerindeki şifreyi ad, soyad ve adresleriyle birlikte 6635’e gönderen veya www.sanabirtarifimvar.com adresinden paylaşan herkes bu çekilişe katılıyor... Son katılım tarihi ise 23 Nisan! Önemli bir bilgi daha: Çekilişe katıldığınız kodların bulunduğu Sana ambalajlarını ve alışveriş fişlerinizi saklamayı da unutmayın.

Daha çok Sana, daha çok şans demek! Sana’yla hazırladığınız her lezzetin Hyundai i10 şansınızı katlaması dileğiyle :)

Detaylı bilgi için www.sanabirtarifimvar.com’u ziyaret edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Tık Tak Tık Tak

Tik Tak, Tik Tak

Bazen kendimi Dali tablosunun içindeymişim gibi hissediyorum.



 Zaman çok acayip. İnsanoğlunun dostu mu düşmanı mı belli değil.

 Alaz bebekken ne zaman büyüyecek, ne zaman Agu dışında derdini anlatacak, ne zaman salına salına yürüyecek...

 Şimdi de, bebekken ne kadar kolaymış, kafasını çarpacak diye korkmazdım,  yerlere yatarak böğürerek ağlamazdı diyorum.

 Bazen de, Bebekken ne zor günlerdi, sürekli emzir emzir emzir, bebek arabası taşı, mama taşı, diş kaşıyıcı taşı, uykusuzluğu taşı, yorgunluğu taşı...

 Şimdi de, koskoca kız oldu. Beraber resim yapıyoruz, ben çiziyorum o koltukları boyuyor. Hatta sarılınca o da koşarak sarılıyor, sarılırken kafa atıyor...


 Evet...

Zaman dost mu düşman mı?

Bazen de,

Zaman ile kavga etmediğim zamanlar, içimde ki insan mayası ile hesaplaşıyorum.

Düşünüyorum ki,

 Hayatta insan herşeyden bıkıyor. En çok istediklerini bile elde ettiği zaman anlamı kalmıyor. Istediğiniz kadar gezin tozun, para pul içinde boğulun,  kariyerinizin zirvesine ulaşın,  herşeyi alın, hatta deliler gibi aşık olun... Belirli bir zaman sonra başka arayışlar devreye girmeye başlıyor. Mayamızda sıkıntı var.

 Ama çocuk sahibi olunca işler değişmeye başlıyor. Her anı başka bir fedakârlık, başka bir mutluluk, başka bir korku. Doğduğunda nefesi kesileceğinden korkarsınız, az büyüdüğünde düşüp yaralanacak diye, ergenliğinde kötü alışkanlıklarından, sonrasında evliliğinde, işinde mutsuz olmasından, daha da sonrasında hayatla verdiği mücadele de başarısız olmasından vs. vs. vs.

 Evet belki daha ergenlik dönemi ve sonrasını henüz görmedim ama bir anne olarak herşeyden korkuyor olmak bunları düşündürtüyor.

 Evet insan bu kadar emek verdiği, canından bir parçası olan yavrusundan bıkmıyor:) Bıkmadığı gibi her anı yürek çarpıntısıyla geçiyor. Tik Tak, Tik Tak

Bu da Alaz'ın 6 aylıkken ki fotoğrafı. Zaman gerçekten bizimle dalga geçiyor.



 Allah yüreği pır pır eden bütün annelerin evlatlarını korusun.


 Tik Tak, Tik Tak, Tik Tak...








18 Mart 2015 Çarşamba

1915'den 2015'e

 Tam 100 yıl önce, bu topraklara bir çınarın tohumu düşer.

Şehit kanıdır hayat veren ilk suyu.

Bir annenin "Vatan Sağolsun" diyen yüreği, yetim kalan bebeğin ağlaması,  bir sevdalının iç çekişi, sakalı çıkmamış, meçhul şehit askerin umutları, son kılınan namaz, son edilen duadır kökleri güçlendirip bu fidanı büyüten.

Sert rüzgarlar esse, fırtınalar kopsa, mevsimler değişip üstünde kara bulutlar gezse de, hatta bir gün birileri ellerinde balta, yanlarında makineler ile gelse bile deviremezler bu yüz yıllık çınarı.

Artık ne kökler ayrılır vatan toprağından,  ne de toprak bırakır köklerini. 


Biz biliriz ki,

Çanakkale geçilmez!

Ne paradır, ne pul ne de masa başında tek bir imza ile belirlenmiştir bu topraklar.

Para pul yerine şehitlerimizden gelir bu toprağın zenginliği, imza yerine kandır bu toprakların sınırı.




Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Tüm Silah Arkadaşlarını Saygıyla anıyoruz. 

Tüm Şehitlerimize de Allah Rahmet Eylesin.







16 Mart 2015 Pazartesi

Tığ İşi İle Kafayı Bozmak / Crochet Granny

 Son zamanlarda "Crochet Granny" adı altında o kadar güzel fotoğraflar gördüm ki, dayanamayıp kendim öğrenmeye karar verdim. Dikiş dikmeyi bir şekilde internetten öğrendiğim gibi Tığ işini de öğrenebilirim diye düşündüm. Youtube'ta olan videolar bu konuda oldukça yardımcı oldu. Kesinlikle yapması çok zevkli ve rahatlatıcı. Özellikle akşamları film vs. izlerken yapmak çok keyifli oluyor.

 Her ne kadar daha çok düzgün öremesem de, yaptıkça pratikleşebiliyorsunuz.

 Bunlardan yazlık çanta yapma niyetim var. Umarım başarabilirim.



Sevgiler:)