Küçük çocukla araba ile seyahate çıkma fikri, pek çoğumuz için stres kaynağıdır. Bebeklikten yeni çıkmış, hayatı yeni yeni keşfetmeye başlayan miniği ikna etmek veya kontrol altına almak zordur.
Gün içerisinde evde veya dışarda oyalanacak bir şeyler bulması ne kadar mümkünse, seyir halinde bir araba koltuğunda oturarak saatlerce vakit geçirmesi onun için o kadar zordur. Bir de benim gibi hareketli bir çocuğunuz varsa, bu durum sizi daha da zorlayabilir. Şimdi gelelim araba ile seyahat konusu ile ilgili püf noktalara.
Araba Koltuğu Şart!
Ne olursa olsun, çocuklar seyir halinde bir arabada, araba koltuğuna oturmalı. Bu konu kesinlikle esnetilebilecek bir konu değil. Türkiye'de bununla ilgili cezalar olsa da, insanlar ne yazık ki pek önemsemiyor. Yolda giderken araba içinde gezen hatta daha kötüsü ön koltukta kucakta oturtularak yola devam eden pek çok araca rastlıyoruz. Unutmayın ki, siz ne kadar dikkatli kullanırsanız kullanın, başkaları sizin kadar dikkatli olmayabilir. Trafik kazası sonucu ölen çocuklar ile ilgili haberler bunun kanıtı. Önce Güvenlik.!
"Araba Koltuğuna Oturmuyor. Ne Yapabilirim?"
Bu konuda çocuklar zorlayıcı olabiliyor. Hatta seyahati çekilmez hale getirip, türlü duygu sömürüleri ile bizi ikna etmeye çalışabiliyorlar. Artık bu vaziyetten bunalan biz ebevynler bıkma noktasına gelebiliyoruz.
Bununla ilgili en iyi çözüm, araba koltuğuna oturma konusunda asla taviz vermemektir. Nasıl ki tuvaletini tuvalete yapması, yemeğini yemesi, ellerini yıkaması bir zorunluluksa, araba koltuğuna oturmakta aynı tip zorunluluk olduğunu hissetirmek gerekiyor.
Bu durumu çözümlemenin en kolay yolu bebeklikte alıştırmaya çalışmaktır. Bebeklikte alıştırılan pek çok şey zaman ilerledikçe de devam eder. Hatta öğle veya gece uykularını arabada uyutmaya çalışmak zamanla bu konuda rahat etmenizi sağlayacaktır.
Ama alışmadıysa ve yeni yeni öğreniyorsa, bu konuda kararlı olduğunuzu ve araba koltuğuna oturmadan hiçbir yere gidemeyeceğini belirtmeniz gerek. Eğer bir seyahat planınız var ve araba koltuğu alışkanlığı yoksa bir kaç ay önceden alıştırmaya başlayabilirsiniz. Özellikle sevdiği yerlere götürürken araba koltuğuna oturması gerektiğini şart gösterip teşvik edebilirsiniz.
"Araba Koktuğundan İnmek İçin Ağlıyor, Eyvah!"
Kimi zaman yolda avazı çıktığı kadar bağırıp, ağlayabilir. Hatta öyle yerlerde ağlarlar ki kenara çekip durabileceğiniz yer bile olmaz. Böyle durumda sakın kemerlerini çözmeyin! Çözüp salarsanız bunu hep yapacaktır. Bırakın ağlasın, sabırlı olun, sakin olmasını söyleyin, siz konuştukça daha çok sinirleniyorsa ikna etmeye çalışmayın kendi haline bırakın. Zaten bir kaç dakika sonra yorulup sakinleşecektir. O zaman tatlılıkla konuşup rahatlatmaya çalışabilirsiniz. Ve en yakın mola yeri veya kenarda durup hava aldırın. Böylelikle onun canı istediğinde değil, yolda müsait bir yer olduğunda arabanın durabileceğini öğrenecektir.
"Araba Koltuğuna Oturuyor Ama Çabuk Sıkılıyor!"
En başta dediğim gibi, bir çocuğu seyir halinde bir koltukta saatlerce oturtmak zordur. Bu yüzden yola biraz daha erken çıkıp mola verebileceğiniz yerleri önceden belirleyin. Hatta mola yerine gelmeden çocuğa bilgi verirseniz bir beklenti içerisinde olacağından koltuğuna oturup ısrar etmekten vazgeçecektir. "Benzinciyi geçtikten sonra, şarkı bittikten sonra..." gibi. Mola olarak 3 saatte 1 mola vermeniz daima iyi olacaktır. Hem çocuğun kan dolaşımı hem de rahatlaması için arabadan çıkarıp biraz yürütebilir veya etrafı gezdirebilirsiniz.
"Araba Koltuğunda Nasıl Oyalayabilirim?"
Bunun için önce bir çanta hazırlayabilirsiniz. Ayrı ayrı poşetlere konsept olarak sevdiği oyuncakları veya kitapları yerleştirin. Hatta sevdiği bir kaç oyuncağı bir kaç hafta öncesinden saklayıp, seyahet sırasında oynaması için verin. Çocuklar sürprizleri çok sever. Kapalı kutu veya poşetlere daha önceden aldığınız veya bilmediği oyuncakları koyabilirsiniz. Bunun için pahalı bir şeyler almanıza gerek yok. Evde de basit oyunlar veya oyuncaklar hazırlayabilirsiniz.
Tabletler kurtarıcı olabiliyor bazen. Yolculuk sırasında ebeveyn kontrollü oyunlar ve sevdiği çizgi filmleri yükleyebilirsiniz. Özellikle koltuk arkasına takılan tablet tutucular işinize yarayacaktır. Artık otobüs ve uçaklarda bile var olan bu sistemi arabanıza rahatlıkla kurabilirsiniz.
Arabada çocuğu oyalamanın bir diğer tekniği, onunla konuşmak, oyunlar oynamak veya şarkı söylemek. Böylelikle yolculuğun aslında o kadar sıkıcı bir şey olmadığını öğrenecektir. Yolculuk sırasında sevdiği şarkıları çalabilir veya hikayeler dinletebilirsiniz.
Yolculuk Sırasında Atıştırma
Çocuklar yolculuk sırasında atıştırmayı çok severler. Bunun için küçük kutu veya kaplara küçük atıştırmalıklar koyabilirsiniz. Özellikle sızdırmayan matara ve plastik kaplar işinize çok yarayacaktır. Atıştırmalıkları mümkünse akıtıp bulaştırmayacağı hatta elle yiyebileceği şekilde hazırlayın. Kuruyemiş, kraker, küçük kurabiye ve poğaçalar, üzüm gibi taneli meyveler hoşuna gidecektir. Arabada muhakkak ulaşılabilir yerlerde ıslak mendil, kağıt havlu, yedek kıyafet bulundurun. Bunlar için özellikle koltuk arkası organizerleri çok işe yarayabilir.
"Arka Koltukta Tek Başına Oturma"
Erken bebeklik döneminden sonra yavaş yavaş çocuğunuzu tek başına arka koktukta oturtmaya başlayabilirsiniz. Özellikle çocukluk dönemi tek başına oturmaya başlaması seyahatler sırasında daha sorumluluk almasını sağlayacaktır. Su veya mendil gibi ihtiyaçları yakınında bir yerine koyarsanız zamanla size ihtiyaç duymadan kendi isteklerini karşılayacaktır.
Tükenmek istemeyip tüketmeyenlere... Üretmeyi, tasarruf etmeyi, okumayı, keşfetmeyi, gezmeyi kısaca gerçekten yaşamayı sevenlere...
16 Ekim 2015 Cuma
9 Ekim 2015 Cuma
Çocukla Seyahat Rehberi 1
Çocukla Seyahat...Bu başlığın altında aslında bir sürü soru gizlidir. "Uyku düzeni bozulur mu? Huysuzluk yapar mı? İştahı kaçar mı? Çok yorulur muyum? Hastalanır mı?..." bitmek bilmeyen sorular kafamızdan geçer durur. Evet tatil sırasında pek çoğu da gerçekleşir.
Çocuklar kimi zaman evdeki halinden daha çok huysuzlanır, yemek yemez hatta hastalanır ama bazen de tam tersi beklediğinizden daha çok keyiflenir, iştahı açılır ve hiç uyumadığı kadar uyur.
Nasıl ki biz büyükler uçaktan inince başımız ağrıyor, güneşlendikten sonra uykumuz geliyor, uykusuz kaldığımızda asabileşiyorsak aslında çocuklar içinde bu durum geçerli. Tek fark, onların enerjileri bizden daha fazla ve bizden daha farklı zamanlarda tepkilerini gösteriyor olmaları.
Çocukların her ortama alıştıklarını unutmamak gerek. "Benim çocuğum kendi yatağından başka yatakta yatmaz!" gözüyle bakarsanız gerçekten yatmaz. Ama yeri geldiğinde koltukta da uyuyabilir diye düşünürseniz seyahayatler daha kolay olmaya başlar.
Kendi yaşadıklarım, araştırdıklarım, yaptığım hatalardan çıkardığım derslerden örnek vererek "Çocukla Seyahat Rehberi" adı altında bir yazı dizisi hazırlıyorum. Uzun soluklu olacağı için birden fazla post yazıp, bir başlık altında toplayacağım.
Saygılar, Sevgiler:)
26 Eylül 2015 Cumartesi
Bayram Bitmeden
Herkese İyi Bayramlar,
Yılın uzun metrajlı son bayram tatilinin yavaş yavaş sonuna geldik. Yapımda emeği geçen herkese teşekkürü bir borç biliriz.
Tabi bu seneki bayramın bitişi pek çok şeyin başlangıcı olacak.
Okullar açılacak ve kızımda dahil olmak üzere pek çok irili ufaklı çocuk ve genç okula başlayacak. Kızım okula başlayacak dediysem de kreşe başlayacak. :) Onun için evde heyecan ve merak duyguları fazlasıyla baskın. "Acaba alışacak mı? Ya gitmek istemezse? Yemeklerini yiyecek mi? Tuvaletini kaçırır mı? Ya hasta olursa? Ya korkarsa ? Peki ben ne yapacağım ? bla bla bla. Muhtemelen hepsi öyle ya da böyle başımızdan geçecek.
Bir diğer konu şehitlerimiz, mülteciler,erken seçim ve ekonomik kriz söylentileri bayram sonrası en büyük gündemi oluşturuyor. Umarım memleketin üstüne çöken bu kara bulutlar tez vakitte gider.
Bayram sonrası sonbahar ve kış mevsimine iyice alışmış olacağız. Yazlıklar kalkacak, kışlıklar dolaplara yerleştirilecek, planlar yapılacak vs.
Dondurma, soğuk içecek ve karpuz kavun dönemi bittiğine göre, ıhlamur, adaçayı stokları tüketilmeye başlanacak.
Solunum enfeksiyonları ve virüsler ile tekrar teşrik-i mesaiye geçilecek. Gelsin ilaçlar, gitsin bitki çayları.
Çorba çeşitlerine odaklanılacak. "Bir çorba iç, için ısınır." en çok kullandığımız cümlelerden olacak.
Kızım üstünü ört, terliksiz gezme, pencereyi kapa, bu ince yağmurlukla mı sokağa çıkacaksın, hava erken kararıyor geç kalma, şemsiyeni unutma, işkembeciye gidelim mi?, dışarısı soğuk içerde oturalım, limon var mı?, yağmur var plan iptal, bu avm'lere de girmek ne zor, bank ıslak oturmayalım, kaydırak ıslak kayma, ne demek doktor 4'e kadar dolu, hasta olmuşum öpüşmeyelim, kar lastiklerini kaça aldın, bu havada doğalgaz mı yakılır üstüne bir kat daha giy, kestane alalım yeriz, sinemaya gidelim, acaba doktor rapor yazar mı, sana 2 çile yün yeter, içi elyaf bunun, su bir türlü ısınmadı, ben üşümem ya, kösem başlıyormuş, diziyi yayından kaldırmışlar, bu ayakkabıyla nasıl üşümüyorlar, ...
Velhasıl-ı kelam, Herşeyin gönlünüzce olması dileğiyle :)
Yılın uzun metrajlı son bayram tatilinin yavaş yavaş sonuna geldik. Yapımda emeği geçen herkese teşekkürü bir borç biliriz.
Tabi bu seneki bayramın bitişi pek çok şeyin başlangıcı olacak.
Okullar açılacak ve kızımda dahil olmak üzere pek çok irili ufaklı çocuk ve genç okula başlayacak. Kızım okula başlayacak dediysem de kreşe başlayacak. :) Onun için evde heyecan ve merak duyguları fazlasıyla baskın. "Acaba alışacak mı? Ya gitmek istemezse? Yemeklerini yiyecek mi? Tuvaletini kaçırır mı? Ya hasta olursa? Ya korkarsa ? Peki ben ne yapacağım ? bla bla bla. Muhtemelen hepsi öyle ya da böyle başımızdan geçecek.
Bir diğer konu şehitlerimiz, mülteciler,erken seçim ve ekonomik kriz söylentileri bayram sonrası en büyük gündemi oluşturuyor. Umarım memleketin üstüne çöken bu kara bulutlar tez vakitte gider.
Bayram sonrası sonbahar ve kış mevsimine iyice alışmış olacağız. Yazlıklar kalkacak, kışlıklar dolaplara yerleştirilecek, planlar yapılacak vs.
Dondurma, soğuk içecek ve karpuz kavun dönemi bittiğine göre, ıhlamur, adaçayı stokları tüketilmeye başlanacak.
Solunum enfeksiyonları ve virüsler ile tekrar teşrik-i mesaiye geçilecek. Gelsin ilaçlar, gitsin bitki çayları.
Çorba çeşitlerine odaklanılacak. "Bir çorba iç, için ısınır." en çok kullandığımız cümlelerden olacak.
Kızım üstünü ört, terliksiz gezme, pencereyi kapa, bu ince yağmurlukla mı sokağa çıkacaksın, hava erken kararıyor geç kalma, şemsiyeni unutma, işkembeciye gidelim mi?, dışarısı soğuk içerde oturalım, limon var mı?, yağmur var plan iptal, bu avm'lere de girmek ne zor, bank ıslak oturmayalım, kaydırak ıslak kayma, ne demek doktor 4'e kadar dolu, hasta olmuşum öpüşmeyelim, kar lastiklerini kaça aldın, bu havada doğalgaz mı yakılır üstüne bir kat daha giy, kestane alalım yeriz, sinemaya gidelim, acaba doktor rapor yazar mı, sana 2 çile yün yeter, içi elyaf bunun, su bir türlü ısınmadı, ben üşümem ya, kösem başlıyormuş, diziyi yayından kaldırmışlar, bu ayakkabıyla nasıl üşümüyorlar, ...
Velhasıl-ı kelam, Herşeyin gönlünüzce olması dileğiyle :)
7 Eylül 2015 Pazartesi
4 Eylül 2015 Cuma
Yazdan Kalma ( Yıldızlı Straplez Elbise)
Yazın başında bu elbiseyi dikmiştim. Ama nedense giyme fırsatım olmadı.
Bu yaz genelde Alaz'ın peşinde koşturma ile geçtiği için bir şort bir tshirt ve bir espadril üçlüsü ile koca yazı geçirmek durumunda kaldım diyebilirim.
Ama yine de paylaşmak isterim.
Bu yaz genelde Alaz'ın peşinde koşturma ile geçtiği için bir şort bir tshirt ve bir espadril üçlüsü ile koca yazı geçirmek durumunda kaldım diyebilirim.
Ama yine de paylaşmak isterim.
Bu model için herhangi bir kalıp çıkarmadım. Beden ölçülerime uygun büyük bir diktörtgen, aynı ölçüde çok daha küçük bir diktörtgen ve alt fırfır kısmı içinde kalan kumaştan uzun bir şerit kestim(Ölçüsü etek genişliğinin 1,5 katı kadar). Straplez kısmı içinde içinden ölçerek lastik geçirdim.
Yaz için idealdi. Ama artık ömür olursa, önümüzdeki yazlara bakacağız:)
2 Eylül 2015 Çarşamba
Eylül Gelmiş Hoş Gelmiş
nasıl iş bu
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının
ışık içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamaşır
oysa ben akşam olmuşum
yapraklarım dökülüyor
usul usul
adım sonbahar
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının
ışık içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamaşır
oysa ben akşam olmuşum
yapraklarım dökülüyor
usul usul
adım sonbahar
Atilla İlhan
Yer: Zonguldak, Karadeniz Ereğli, Düzpelit Köyü Yolu
2014
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










